Kategoriler
Tüm Yazılar Depresyona Son Kitabı Depresyonda Nasıl Beslenmeli Sağlık Uzman Yazar Kıvanç Galip Över

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye Burada!

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye – Yıllardan pandemi yılı… Aylardan korona… Günlerden virüs… Yani sene o sene. Günlerden de o gün. Hem de tam bu zaman… Salgın Çin’de başladı. Avrupa’da yükseldi. ABD’de zirve noktasına çıktı. Şimdi de Latin Amerika’yı kavuruyor. 2020’nin başından bu yana zor günler geçiriyoruz. Gerilim hiç azalmıyor. Kaygı hep büyüyor.

Duygu durumumuz bozuldu. Depresyon herkes için kapıyı çalıyor. Mutsuzluk maalesef büyüyor. Bir şey yapmalı. Hem hep beraber hem de birey birey…

“Yeni normal” döneminde ve “pandeminin birinci dalgasında” evlere kapandık ve işletmelerin faaliyetinin uzunca bir süre durdurulması sonucu restoran, kafe ve bar gibi yerlere erişimimiz durdu. Hatta fırın bile bizim için çok uzak bir hale geldi.

Eğer akademisyenlerin bilgi ve deneyimini esas alırsak, “yeni normal” döneminin en az bir yıl daha süreceğini varsayabiliriz. Yine bilim kurulu üyesi olan ve olmayan uzman hekimlerin görüşlerini dikkate aldığımızda şunları görüyoruz; Birinci dalga bitti. İkinci dalga başladı. Üçüncü dalga da olacak”…

Burası çok önemli; Pandemi sadece bizi virüs ile tehdit etmiyor. Bizim için yıkıcı etkisi yüksek olan husus “ekonomi”. Bizim için ezici etkisi önemli olan kısmı “sosyal yapının ve sosyal ilişkilerin dönüşmesi”…

Krizlerde her kişinin yapması gereken “mevcut olumsuz şartlarda olası en iyi sonucu elde etmektir”. O halde hepimiz için şu konunun önemi giderek artıyor ve daha da artacak;

Kişinin kendisi ve ailesi ile iletişimi, yanı sıra zihin sağlığını korumak, psikolojisini sağlam tutmak ve bu süreci atlatmak için –hepsi bir arada- neler yapması gerekir?

Benim bu soruya verdiğim tek kelimelik ve beş harfli bir cevap var; Mutfak… Beş harfli tek kelimenin neden doğru cevap olduğunu tam 10 açıklaması var.

Gelin hep birlikte bu Depresyonda Nasıl Beslenmeli – 10 Püf Noktası 2 Tavsiye nelerdir görelim.

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye Listesi

Depresyonda nasıl beslenmeli 10 püf noktası 2 tavsiye

Depresyon Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası

1. Püf Noktası: Mutsuzluk Pandemisine Karşı “Ailesel Mesafe”…

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye konumuzun ilk püf noktası sizlerle.

Çünkü her konuda olduğu gibi elbette depresyon konusunda da en önemli boyutlar arasında mutfak, yani beslenme var. Kuşkusuz kimsenin elinde hiçbir şey için sihirli reçeteler, çok gizemli tarifler olamaz. Ama yine de emin olalım; pandemiye, mutsuzluğa ve depresyona karşı savaşta “mutfak” en büyük koz olabilir…

Mutfak sayesinde aile daha fazla yardımlaşabilir. Daha çok zamanı beraber geçirebilir. Beraber üretebilir. Beraberce yardımlaşarak çalışabilir. Çevremizle aramıza “sosyal mesafe” koyduğumuz bu dönemde, aile içerisinde “ailesel mesafeye” yeniden ulaşabiliriz.

Mutfak kavramı herkesin birbiri için ürettiği ve birbirine hizmet ettiği bir alanı kapsıyor. Herkesin kucağında bir tepsi ile ve elinde cep telefonu ile zaman öldürmeye çalışması da mümkün. Ama “beraber üretmek” ve “beraber tüketmek” daha başka bir duruma işaret eder. “Beraber pişirmek” ve “beraber hazırlamak” ortak bir çabayı kapsar.

Ayrıca hem “açlığın giderilmesi” hem de “tatma duyusunun tatmini” her birey için önemlidir. Hemen herkeste görülen depresif emareler arasında, ayrıca depresyonda olanlarda ve ayrıca pandemi yılında tetiklenen yoksunluk ve kaygı halinde net olarak, beslenme bozukluğu görülüyor. Kendisini baskı altında hisseden ve gelecek kaygısı taşıyan kimselerde beslenme konusunda zafiyet yaşanabiliyor.

Ya gereğinden çok ve fazla ya da gereğinden az ve seyrek yemek, ciddi anlamda depresyon habercisi kabul ediliyor. Her şeyden evvel mutlaka bu gerçek konusunda farkındalığa ulaşmak zorundayız. Eğer çok yiyorsak veya az yiyorsak, bir tuhaflık varsa, alarm zilleri çalmalı.

2. Püf Noktası: Duruma Göre Porsiyon…

duruma göre porsiyon

Korona günlerinde ne yiyeceğimiz ve ne kadar yiyeceğimiz konusunda duyarlı olmak zorundayız. Bu noktada kendimize birkaç soru sormamız lazım. Bu sorulara vereceğimiz cevaplarla beslenmeye yönelmemizde fayda var.

Örneğin günlük hareket miktarımızda bir değişim var mı? Varsa ne ölçüde? Şayet hareket miktarımız azaldıysa –ki kurallara uygun ve küresel afete duyarlı bir yaşam biçimimiz varsa, yaktığımız kalorinin çok azalmış olması lazım. O nedenle daha az gıda almamızın kesinlikle mahsuru olmaz.

Denemek için, normal şartlarda tabağınıza aldığınız miktarın yarısını alın. Tabağınızı bitirdikten sonra, bir şekilde ilk yarım saati meşgul geçirin. Örneğin masayı toplayabilirsiniz. Duş alabilirsiniz. Yarım saat dolmadan bile açlık hissetmeyeceğinizi göreceksiniz.

3. Püf Noktası: Buzdolabı Ziyaretlerine Sınır…

buzdolabı saatleri

Evde geçen zamanın artması herkesin buzdolabı ziyaretlerinin sayısını artırdı. Dizi keyfi, internette sörf ve yazışmalar derken, pek çok kimse daha çok gıda tüketir hale geldi. Eve yapılan stokların cazibesi ve evde “kalan zamanı mutlu olma çabasıyla geçirme” kaygısı pek çoğumuzun sürekli biçimde kalori bombalarıyla vakit geçirmesi sonucunu doğurdu.

Nihayetinde biz sokağa çıkma yasağının başlamasına yarım saat kala marketten luppo almak için riskli kalabalığın içine dalan bir milletin ahvadıyız… Covid-19 nedeniyle ve sokağa çıkma sınırlamaları dolayısıyla toplu alışveriş yapanlar ve gıda stoklayanlar doğal olarak cips gibi, kola gibi keyifli ve sağlıksız, yüksek kalorili ürünleri de topluyorlar.
Örneğin cips veya başka benzer atıştırmalıklara zaafı olan bir kimse için, bu ürünlerin evde kolilerle depolanmış olması, gerçekte çok riskli.

Hemen herkesi bir şekilde buzdolabına ve abur cuburlara erişimi sınırlamak zorunda… Benim bir sporcu arkadaşım gece yeme huyunun önüne geçebilmek için buzdolabına sadece ve sınırlı miktarda meyve koyuyor. Belki mutfağın kapısını kilitli tutmak ya da buzdolabının kapısına uyarı yazısı yazmak da işe yarabilir.

Bunun için bir diğer öneri de şöyle; Yemekten sonra veya bütün gün atıştırmaya karar verdiklerinizi peşinen hazırlayın. Sonra üçte birini azaltın. Zihninizde de sadece bunları tüketeceğinizi kendinize kabul ettirin. Göreceksiniz, bunları dahi bitirmediğiniz olacak. Püf nokta; Bunu tok karnına planlayın. Ayrıca akşam yemeğinden önce mutlaka iki büyük bardak su için…

4. Püf Noktası: Ruh Haline Göre Menü Yapın…

ruh halinize göre menü

Yapılan araştırmalara göre, depresyon halinde ölçülü miktarda çikolata yenilmesi faydalı olabiliyor. Mutfağınızda mutlaka “çikolata” bulunsun. Çünkü depresyona karşı gereksinim duyduğun serotonin çikolatada bol bol var.

Hatta çikolatayı “depresyona karşı dilaltı hapı” gibi tasavvur edebilirsiniz…

Ayrıca şekerli ve sütlü tatlılar da uygun olabilir. Aynı çalışmalar, kendimizi endişeli hissettiğimizde hafif çorba, hoşaf, komposto ve meyve suyu içmemizin yararlı olacağını savunuyor.

Nitekim hayal kırıklığı için de başta enginar ve kereviz olmak üzere sebzelerin hayal kırıklığı karşısında bize destek olacağı düşünülüyor.

Bu arada yalnızlık duygusu ile mücadele için domates, biber, patlıcan ve patates tavsiye ediliyor.

Aşırı öfke halinde ise ekmek çeşitleri, makarna, sebze ve meyve öneriliyor. Bu arada aşırı öfke yaşayan kimsenin kesinlikle kırmızı etten ve kafein içeren içeceklerden sakınmasında yarar var.

Bu arada saldırganlık hissine karşı en yararlı yiyecekler fındık, fıstık, ceviz ve tohumlar olarak gösteriliyor.

Yorgunluk haline karşı başvurulması gereken gıdaların başında bezelye ve havuç, meyveli yoğurt, limon ve taze sıkılmış meyve suları var. Eğer hissettiğin duygu yorgunluktan ziyade bezginlik ise, yine mutlaka sebze ye. Ama bu durumda sebzelerin olabildiğince çiğ olmasında fayda var.

Depresyon düşmanı diyetlerin hepsinin ortak noktaları ise şöyle;
“Kırmızı et, karaciğer, süt, yoğurt, yumurta, peynir, keten tohumu, soya, kuruyemiş, her türlü yeşil sebze (en çok bezelye ve brokoli), tahıllar, ceviz, bezelye, patates, bruksel lahanası, muz, portakal, mandalina domates ve avokado. Her gün hepsini yiyemezsiniz. Buna mecbur da değilsiniz. Ama bu gıdaların “depresyonun sevmediği gıdalar” olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu gıdalar depresyona karşı doğal müttefiklerinizdir.

5. Püf Noktası: Fazla Ve Yanlış Diyet De Kötü…

yanlış diyet

Bir de elbette diyet konusu var. Diyet denilince akla diyet gıda ürünleri ilk başta geliyor. Bu kapsamda Akay Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Menteş’in sözlerini önemsemek zorundayız. Profesör Menteş, pek çok diyet yiyeceğinin depresyona neden olduğunu ifade ediyor. Menteş, aspartam içeren tatlandırıcılar ile yapılmış diyet ürünlerini yememek gerektiğine dikkat çekiyor.

Menteş, aspartam içeren tatlandırıcıların diet kola, şekersiz sakız ve pek çok diyet yiyecek içinde bulunduğunu belirtirken, bu ürünlerin depresyon ve şişmanlık da dahil olmak üzere birçok yan etkisi bulunduğunun da altını çiziyor.

Menteş’e göre aspartamın zararları şöyle; “Başağrısı, unutkanlık, eklem ağrısı, bulantı, uyuşukluk, kas spazmları şişmanlık, döküntü, migren, depresyon, yorgunluk, huzursuzluk, uykusuzluk, görme kaybı, işitme kaybı, çarpıntı, soluk zorluğu, korku atakları, tat kaybı, baş dönmesi, parkinson ve kanser.”

Bundan başka, diyet amacıyla hem yanlış gıda seçimi kötü hem de sürekli diyet değiştirerek ve vücudu hırpalayarak kilo vermeye çalışmak da kötü. Buna da dikkat etmek gerekiyor.

Depresyonun bir diğer besin kaynağı açlıktır. Eğer depresyondaysanız veya kendinizi depresyona yakın hissediyorsanız diyet yapmayın. Eğer diyet yapıyorsanız, ara verin. Uzun süren açlıklardan kaçının. Şok diyet yapmayın. Sert diyetlerden kaçının.

Tek gıda türüne dayanan diyetleri de bırakın. Çünkü vücudunuz mutsuz olduğu zaman, doğal olarak beyniniz de mutsuz olur.

Çünkü o da dilediği gibi beslenememektir ve mutsuzluk başlar. Mutsuzluğu depresyonun ilk basamağı gibi görmekte bence fayda var. Bu sebeple mutlu olduğunuzda diyet yapmanız hem ruh haliniz için hem de diyetinizin başarısı için daha faydalı olur. Gözünüzün önüne şöyle bir tablo getirin.

Kış depresyonu yeni bitmiş, mevsim geçişindesiniz. Halinizden memnuniyetsizlik duyuyorsunuz. Bunun üzerine hızlıca kilo verip, ideal görünümünüze ulaşmak istiyorsunuz. Bu düşüncenin size getirdiği psikolojik baskı büyürken, sert bir diyete giriyorsunuz…

Sizce bunun sonucu ne olabilir? Depresyonu aç kalarak beslememeniz önemlidir. Depresyon kötü gıdaları sever. Bilimsel araştırmalar düzenli olarak hazır gıda tüketenlerin taze gıda tüketenlere oranla daha çok depresyona meyilli olduğunu gösteriyor.

Aynı şekilde sürekli olarak fast food restoranlarına gidenlerin, diğerlerine göre daha fazla depresyona yakalandığını gösteren bilimsel tespitler de var.

6. Püf Noktası: Gerekirse Katkı Alın!

Vücutta azalan vitaminleri yerine koymak için çaba harcamak gerekiyor. Bir şekilde vücut kimyamızı ve vücutta var olan mineral ve vitaminlerin orantılarını korumamız gerekiyor.

Uzmanlara göre her ne sebeple olursa olsun, vücudunda folik asit, çinko, B12 vitamini, D vitamini ve B vitaminleri olması gereken seviyenin altına inerse, depresyon riski çok, ama çok yüksek hale geliyor.

O nedenle en yakın sağlık ocağından, klinikten veya aile hekiminden gerekli kan tetkiklerini yaptırmak ve değerlerin nasıl olduğunu periyodik olarak kontrol ettirmeniz önemli.

7. Püf Noktası: Ekmek Yapın, Ama…

Herkes için kesinlikle geçerli bir tavsiye. Sadece Pandemi veya depresyon için değil. Hem hayata dair bir iş yapmak hem de daha sağlıklı beslenmek için;

Kendi ekmeğinizi kendiniz yapın. Böylece içerisinde gluten, boya, Çin tuzu ve daha bilmediğimiz bir sürü ıvır zıvır olan, esasen ekmek vasfı bile taşımayan, hatta besleyici özelliği olmadığı bilinen bir “şey” yemektense, doğru dürüst ekmek yersiniz.

Kendi yaptığınız ekmek daha besleyici, lezzetli ve doyurucu olacağı için, daha az yediğinizi göreceksiniz. Ayrıca evde yaptığınız ekmeğin bayatlamadığını da görüp hayret edeceksiniz. Kendi ekmeğinizi kendiniz yapmak için gastronom, gurme, dahi veya aşçıbaşı olmanız gerekmiyor…

Tekrar başlığa dönecek olursak, kendi ekmeğinizi kendiniz yapın, ama ölçüyü kaçırmayın. Çünkü hamurda kıvamı tutturmayı kritik eşik kabul edersek, o kritik eşiği geçtiğinizde bir anda kendinizi poğaça, pide, mantı, pasta ve saire yaparken buluyorsunuz.

Ya çok ileri gitmeyin ya da küçük adımlarla ve az miktarda ileri gidin.

8. Püf Noktası: Balık Her Zaman Önemli

balık

Mutsuzluk ve depresyona karşı gıda savaşında mutlaka balık gerekli. Bunun perde arkasında ise “Omega-3” var. Eğer yeterince Omega-3’e sahip değilsek, serotonin salımında ve alımında yetersizlik yaşarız. Dolayısıyla gün ışığından azami faydayı sağlamak için de yine Omega-3 lazım.

Omega-3 içeren gıdalar kısaca şöyle; zeytinyağı, ceviz, keten tohumu, balık… Hepsinden ülkemizde bol bol var. Elbette bunların tüketimini bir düzene bağlamakta, takvimlendirmekte yarar var.

Balık denildiğinde elbette somon, palamut, hamsi, levrek ve alabalık öne çıkıyor. Ama her balık olur. Balığın bilhassa derisi Omega-3 açısından değerlidir.

Uzman değerlendirmelerine göre pratik bir reçete şöyle de olabilir; “haftada en az 2 kez balık, günde 10-15 adet fındık, badem tüketilmeli, yemekler mısır özü, ayçiçek, fındık yağı ile pişirilmeli, salataya ise zeytinyağı kullanılmalı. Ayrıca günde 2-2,5 lt su içmeye özen gösterilmeli.”

9. Püf Noktası: Hazır Gıdadan Uzaklaşmak Önemli.

ABD’li psikiyatrist Kelly Brogan depresyonun “işlenmiş gıdaların ve endüstriyel üretilmiş besin maddelerinin” sonucu olduğunu savunuyor. Brogan’a göre depresyon “vücutta herhangi bir yerde dengenin bozulduğunun işareti.”

Dolayısıyla söz konusu dengesizlik giderildiğinde, depresyon da ortadan kalkıyor. Brogan diyor ki, “eğer sağlıksız yaşarsan, eğer doğal olmayan bir yaşam sürersen ve vücudundaki dengeyi bozarsın ve depresyon başlar”.

Brogan kendisine danışanların çoğunluğunun depresyonunun perde arkasında aynı öğelerin bulunduğunu tespit etmiş;
“İşlenmiş gıdalar dolayısıyla vücuda giren toksin maddeler, şeker tüketimi, glutenli gıdalar ve diğer rafine edilmiş besinler”.

Tabiat gereği depresyona ve anksiyeteye eğilimli olan kadınların şeker ve un içeren gıda tüketiminin hormonlar ve hazım ile de ilgili olumsuzluklar ürettiğini belirten Brogan, her gıdanın beynin biyokimyasal yapısına mutlaka etki ettiğini unutmamamızı söylüyor.

10. Püf Noktası: Sigara…

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye

Depresyon sigarayı çok sever. Hatta bayılır! AFP’nin haberine göre, sigara da depresyona yol açan faktörlerden. Tersinden bakacak olursak, sigara depresyon için şifadır, candır.

Londra Üniversitesi’nde Profesör Dr. Robert West ve takımı tarafından, sigara içen, kısa süre önce sigarayı bırakmış ve hiç sigara içmemiş toplam 6 bin 500 kişinin katılımıyla yapılan araştırma, depresyonla sigaranın güçlü bağlantısı olduğunu ortaya koyuyor. İngiliz bilim insanlarının yaptığı araştırma, sigara içenlerin depresyona yakalanma riskinin iki kat daha fazla olduğunu tespit etti.

Araştırmayı yürüten Profesör Dr. Robert West, sigara içenlerin yüzde 18’inin depresyonda olduğunu sigarayı bırakanların yaşamlarını daha mutlu sürdürdüklerini belirtiyor. West, “Sigarayı bırakanlar sadece fiziksel değil ruhsal sağlıklarına da kavuşuyor” diyerek, çok çarpıcı bir gerçeğe dikkat çekiyor.

Prof. West’e göre “sanıldığının aksine rahatlamak için içilen sigara, endişe ve korkuyu tetikliyor”.

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye konumuzun 10 püf noktasını bitirdik.

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye Kitap Tavsiyesi

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye konumuzda 10 püf noktasını anlattım. Sırada 2 tavsiyede. Kendi kalemimden olan iki kitap tavsiye edeceğim.

  1. Depresyona Son Kitabı
  2. Erkek Adam Yemek Yapar Kitabı

Depresyona Son Kitabı

Konumuzla ile ilgili olduğundan bu kitabı sizlere tavsiye etmek istiyorum. Bizzat kendi başımdan geçen süreleri ve depresyon illetinden nasıl kurtulduğumu anlattım. Kitabın tanıtım sayfasından biraz bilgi aktarayım:

Depresyona Son kitabında okuyacağınız her şey 7 yıl boyunca şiddetli bir depresyon yaşadıktan sonra kendi kararlılığı ve eforu ile bu hastalığı yenen bir kişinin kişisel deneyimleridir. Yani benim!

Psikiyatri eğitimi almış bir uzman değilim. Depresyona Son kitabında çoğunlukla sübjektif düşüncelerim yer almakta. Yazdıklarımın psikiyatri bilimiyle bire bir uyumlu ve yüzde yüz bilimsel gerçekler olmadığını belirtmeliyim. Ben sadece, depresyonu yenerken kendi doktoru olma yolunu seçmiş biriyim ve bunu başardım. Başarı yöntemlerimi bu kitapla paylaştım.

Kişinin, kendi doktoru olmaya karar verip bu yönde bazı hamleler yapması inanın çok şeyi değiştiriyor. Her şeyden önce zihnen bir evrim yaşıyorsunuz! Zaten sorunumuzun yatağı büyük oranda zihin değil mi! Bu yatağın şeklini, yerini, büyüklüğünü tespit ettikten sonra bazı hamlelerle depresyonun gücünü git gide azaltabiliyorsunuz. Bunun mümkün olduğunu bizzat deneyimledim ve Depresyona Son kitabında yöntemlerimi aktardım.

Kıvanç Galip Över

Kitaba ulaşmak için buraya ya da alttaki resime tıklamanız yeterlidir.

uzman yazar kıvanç galip över kimdir

Erkek Adama Yemek Yapar Kitabı

Bir diğer kitabım ise Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye konumuzla çok bağdaş olduğunu düşünüyorum. Erkek Adam Yemek Yapar kitabın ismine takılı kalmayın lütfen. Herkesi ilgilendiren bir konudur. Yemek yemeden idame etmemiz mümkün değildir. yine kitabın tanıtım sayfasından biraz bilgi aktarayım:

Bu kitap sayesinde neler yapabilirsiniz?

Birincisi; Çok lezzetli yemekler hazırlayıp “kendi kendinize” karnınızı doyurabilirsiniz….

İkincisi; Sevdiklerinize harika yemekler yapabilirsiniz… Eşinize, sevgilinize, çocuklarınıza, arkadaşlarınıza…

Üçüncüsü; Güzel bir hobi edinerek, evinize, sevdiklerinize ve çevrenize keyif sunabilirsiniz…

Bu kitapta akıl karışıklığına yer yok! Tarifler basit, malzemeler kolay, süreler kısa…

Bu kitapta pratik, kolay, ucuz ve lezzetli yemek pişirmenin keyifli ipuçları var… Size bir hobi lazımsa, şayet stresle savaşta, depresyonla mücadelede bir kale gerekiyorsa, o kale evinizin mutfağıdır.

Stres canavarını kepçeyle öldürebilirsiniz. Depresyonla savaşta size zırh değil, mutfak önlüğü yardım eder.

Kıvanç Galip Över

Kitaba ulaşmak için buraya ya da alttaki resime tıklamanız yeterlidir.

uzman yazar kıvanç galip över kimdir

Sevgiler

Kıvanç Galip Över

Diğer yazılarım için: https://hatunkisibilirisi.com/author/uzman-yazar-kivanc-galip-over/

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye makalemde kullandığım resimlerin kaynakları:

Image by Gerd Altmann from Pixabay

Image by mohamed Hassan from Pixabay

Image by GraphicMama-team from Pixabay

Food vector created by macrovector – www.freepik.com

Image by Oberholster Venita from Pixabay

Image by Colin Behrens from Pixabay

Image by Clker-Free-Vector-Images from Pixabay

Image by Clker-Free-Vector-Images from Pixabay

Image by OpenClipart-Vectors from Pixabay

Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye konusunda bana yorum yazmak ya da soru sormak istiyorsanız altta yorum kısmında bunu yapabilirsiniz. Sadece Depresyonda Nasıl Beslenmeli 10 Püf Noktası 2 Tavsiye hakkında olması şart değil. Farklı konularda da aklınıza takılan soruları cevaplamayı çalışacağım.

Yazar Kıvanç Galip Över

Uzman yazar Kıvanç Galip Över 1970 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. 1988 yılından 2017 yılına kadar çeşitli yerli ve yabancı basın kuruluşlarında muhabirlik, yazarlık ve yöneticilik yaptı. Bu süreçte dış politika ve savunma sahalarında çeşitli kitaplar yayınlandı. 1988 yılından 2017 yılına kadar yurtdışında ve yurt içinde pek çok kritik gelişmeye şahitlik etti. Gazeteciliğin hem masa başında hem de sahada en stresli yönlerini ve en zor dönemlerini yaşadı.

Bir Soru Sorun!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir